Hoşgeldiniz!  / Kayıt ol
Bizden Birisi GİRAY ERCENK-- Melahat Aral Aktan Sergisi-- Edip Cansever'i Anıyoruz-- Kamile Yılmaz / Mor Cepkenli Kadın-- Şiirsel Söyleşi / Ali Feridun Karaçetin-- Mustafa Ceylan Yazdı / Halil Erdem ve Göl Hikayeleri-- Gazanfer Eryüksel / Günce Notları-- Nazmi Öner Yazdı / Eğitim, Bilim ve Toplum-- Nadire Sönmez / "Kafiye" Kitap Tanıtımı-- 26 Mayıs 2018 Saat 16:00 da Hasan Göztepe'nin "KEŞKE" isimli kitabının söyleşisi ve imza günü Ansan Galeri'de....Ve sayfalarımızda fotoğraflar, makaleler, sanatsal çalışmalar-Antalya'da Sanatın Amiral Gemisi ANSANSANAT da Sizlerle...HAZİRAN 2018 ANSAN DERGİSİ çıktı...Üyelerimiz Dergilerini Derneğimizden alabilirler......Dergimizde bulunan yazılar : Nuri Erkal / Aydan Yalçın'ın Gül Makası---Servet Yıldırım Koçlalıer / Mitoloji Dünyası....Gazanfer Eryüksel / Kıssadan Hisse---Sevim Akdeniz / Biletler---Hasan Göktepe /Anadolu Uygarlıktır.....Kamile Yılmaz /Annemin Cebi---Şadan Gökovalı / Balıkçıdan Öğrendiğim Birşey Var---Ersin Kesici / Ne Okuyalım...Naim Tuncalı / Antalya'nın Gururu Cahit Külebi.... Ve 56 sayfada Sanat-Edebiyat Sizlerle....İnternet Sitemize ve Dergimize ürünlerinizi bekliyoruz...
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2/5 - 2 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
BEN DE BEN / Zekeriya EKİNCİ
#1
BEN DE BEN

Zekeriya EKİNCİ



Akademik dil kullanımı, erbabı olmayanı sıkar. Hele bilinçaltı soyut olgular da yansıtılınca bu dile, sıkılma kaçınılmaz olur. Edebî dilde, akademik olmasının ötesinde, sanatçı, hangi dilde yazıyorsa o dili yeniden icat etmekle yükümlüdür zaten.
Bilinçaltıyla bütünleşmeyen ve yeniden yaratılmayan bir dil, edebî dil sayılmaz. Bastırılmış duyguların ya da hayal edilmesi zor tasarımların yeni bir dille aktarımını sağlamak coşku verir insana. Bu coşkunluktan uzak kalmak, sanat adamı için, kendi sürgününü affa uğratmaktır. Oysa her sürgünün yeni bir yaratım süreci olduğu bilmezden gelinmemelidir.
Herkes Tanrı’yı kendi diliyle görür, herkes kendi diliyle ağlar, herkes kendi diliyle ölür…

Herkes kendi diliyle “ben” sahibi olur, herkes kendi diliyle “öteki”leşir. Herkes kendi dili aracılığıyla “ben”i “ben”le, “ben”i “öteki”yle, “öteki”yi “ben”le, “öteki”yi “öteki”yle buluşturur. Zaten bu ikilemelerin birbiri içinde eriyip tek olması beşeri ya da ilahi aşkın ta kendisi değil midir?

Birbiri içinde erimeyi bırakır ve “ben de ben” hem de “ben de ben” dersek, sudaki görüntümüz en ufak bir kıpırtıyla dağılır, kaybolup gider

İnsan fizyolojisinde var olan ego, içteki “ben”i yarattı. İlgi ve sevgide kendini biricik olarak gören “ben”, aksi yönden bir olguyla kendini “narsizm”in kollarına attığı unutulmamalıdır.

Narsizm Tanrı’nın cisimleştiği dinin çağdaşıdır, sözünü yabana atmamak gerekir. Bir bakıma din narsizmi doğurdu. Platoncu anlayışla Tanrı’nın zahiri görüntüsü içine alınan insan, birdenbire ilahi bir güce erişti.

Denebilir ki narsist insan kendi görüntüsünden başka kimseyi sevmeyen, kimseyi beğenmeyen insandır. Çünkü o görüntüsündeki “ben” Tanrı’nın ta kendisidir. Zaman akışı içinde “ben” başka bir “ben”le karşılaşabilir. Bu karşılaşmada iki “ben”in eriyip tek “ben”de birleşimi gerçekleşebilir. Erime aşkta pişip olgunlaşma zamanı, tek “ben”de birleşme ise aşka ulaşma anıdır. Suda flu bir gölge olan bu “ben” ilahi aşk ötesi beşeri bir aşk olarak da gerçekleşebilir ya da “öteki”nin “ben”le birleşimi olgusuna da dönüşebilir.

Aşk, bir “ben” ya da “öteki”nin bir “ben” ya da “öteki”yi tam anlamıyla kabullenmesi demektir.

Gerçi “ben” “öteki”yi yaratır. Kişinin “ben”inin içinde yaşadığı toplumun “ben”inden doğduğunu söylemek öncelikle bilinmesi gerekli olan bir olgudur. Hangi toplumda öncelikli kültürel gelişim gerçekleşmişse o toplumda diğer toplumlardan üstün olma “ben”i çıkar ortaya. Üstün “ben”lik sadece bilime yönelik kültürel ilerlemeden doğmaz. Mistik inançların bir topluma yönelik doğuşunu muştulayan dinlerin de “ben”i öncelikli bir olgu olarak kabul görülmesi gereken bir gerçekliktir.

O halde ne “ben de ben” hem de ne “ben de ben”!...
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

Antalya

Antalya Sanatçılar Derneği
Fikret Otyam Sanat Parkı içi-Konyaaltı Caddesi-Muratpaşa / Antalya
Tel : 0242 248 00 08
Mail : ansansanat07@gmail.com

              Quick Links

              User Links